Elinde Ne Var?

Merhaba,
bu yazıyı yazdığımda ve sizler okuyarak paylaştığınızda umarım nesillerimize fayda sağlayacak bir değişime sebebiyet vermiş olurum.

Ülke konusunda yaşanan her olaya “benim yüzümden” bakış açısı ile bakmaya başladığım günden beri hayatımda harika değişimler oldu, olmaya devam ediyor. (Benim yüzümden bakış açısı nedir diye sorarsanız blog yazımı bu bağlantıya tıklayarak öncelikle o yazımı okumanızı, daha sonra bu yazıya dönmenizi tavsiye ederim. )

Daha Corana ailesinden olan Covid19 virüsü Çin’de dahi çıkmamışken bir akşam telefonum çaldı. Arayan ortaokula giden kuzenimdi. Okulda teknoloji tasarım dersinde Reklamcılık ile ilgili konu işlediklerini anlattı. Öğretmenleri bir  ödev vermiş. Herkes bir ürün belirleyerek reklam videosu hazırlayacakmış. Ailede Reklamcılık  ile ilgilenen abileri olarak benden yardım istediler. (İstediler diyorum çoğul kullanıyorum, çünkü aynı yaşta olan diğer kuzenimde onun hemen ardından aradı ve oda yardım istedi 🙂 )

Öğretmen tüm sınıfa bu ödev için tek bir şart koymuştu. O şart reklam filminin orijinal fikir içermesi ve orijinal içerikte olmasıydı.

Kuzenlerimin her ikisi de Youtube’da ki yaşıtlarını örnek vererek “abi biz o tür programları kullanmayı bilmiyoruz nasıl video yapacağız ne olur bize yardım et” diyerek benim olayı çözmemi istiyorlardı. Ancak ben elime güzel bir fırsat geçmişken çocuklara bu ödevin ne anlam taşığını aktarmayı kendime hedef edindim. Kim bilir belki reklamcılığı severler ve gelecekteki meslekleri olur 🙂

Telefonda onlara bir kaç madde sıraladım ve onlardan bu maddelere bağımlı kalarak bir reklam videosu üretmelerini istedim. Bu maddeler;

1- Tamamen elindeki malzemeleri ve teknolojik aletleri kullan.
2- Ürünü (otomobil) tanıtan fikir duygularımıza hitap eden zekice bir düşünce olsun.
3- Reklam video görseli basit olsun.

Bu 3 kuralı aktardım ama ardı arkası gelmeyen sitemler ile karşı karşıya kaldım 🙂

– Elimizde hiç malzeme yok ki hatta bizim bilgisayar bozuk dedi birisi.
– Diğeri ne tesadüf bizim bilgisayarda bozuk demez mi 🙂 🙂
– Bizim reklam yapacak ne kameramız ne bilgisayarımız nede program bilgimiz var dediler.
– Zeki düşünce istemiyoruz biz reklam istiyoruz! Duyguya hitap etmek nedir?
– Neden basit olsun öğretmenimiz iyi not vermezse?

gibi ucu bucağı olmayan isyanlar ile karşılaştım 🙂

Kuzenlerimden bir kaç saat müsade isteyerek onları tekrar arayacağımı paylaştım. Sonra Youtube açarak başladım fikirde zeki olan, vaybe dedirten ama videoda basit olan reklam filmlerini toparlamaya. Bunun iki örneğini de sizinle paylaşıyorum. Audi’nin anlatıldığı video:

Bir başka örnek olarak Mercedes’ in tavuklu reklamı ve Jaguar’ ın bu reklama cevabı 🙂

Bu videoları izlediklerinde Reklamcılıkla ilgili bir çok detayı da aktarmaya çalıştım. Sonuçta amaç Reklamcılığı tanımaları ve hayatlarında bu mesleğe karşı farkındalık oluşmasıydı.

Reklamcılık ile ilgili anlatacaklarım bittikten sonra sıra hayat ile ilgili anlatacaklarıma ve tecrübeyi paylaşmaya gelmişti. İkisine de aynı soruyu sordum.

ELİNDE NE VAR?

Üstteki videoları izlemiş olmalarına rağmen hala bana elimizde işe yarar bir şey yok dediler. Sanırım günümüzün hastalığı bu. Yaşadığım şehirde imkan yok! Devlet gerekli desteği vermiyor! Öğretmenlerim iyi değil! vs… gibi bir çok bahane üretiyoruz farkında mısınız?

Benim kuzenlerimin ellerinde ne var ise tek tek sıraladım onlara.

  • Babalarınızın araçları var.
  • Kamerası olan akıllı telefonlarınız var.
  • Konuk oyuncu olarak oynatabileceğiniz kardeşleriniz var 🙂
  • Özellikle bir kuzenimin karakalem otomobil çizme kabiliyeti var.
  • İnternetiniz var.
  • Oyuncak araç koleksiyonunuz var.
  • Kağıt, kalem, silgi, müzik vs…..
  • Dedenizin bahçesinde tavuk bile var 🙂

Liste uzayıp gidiyordu. En son tamam abi tamam düşüneceğiz dediler. Ödevlerini yapmaları için 1 hafta süreleri vardı. Bir kaç kere daha aradılar üflediler, püflediler ama bu işi siz çözeceksiniz sizin ödeviniz diyerek kapattım.

Aradan bir hafta geçti ve o gün geldi çattı 🙂

Bir kuzenim internette kıyıda köşede kalmış bir video bulmuş araç tanıtımı ile ilgili onu vermiş hocasına. Şans eseri o video’yu ve arabayı da kimse görmemiş internette. Bizimkisi 100 alıp geçmiş.

Diğer kuzenimde Tesla’nın bir reklam filmini indirmiş vermiş hocaya. Teslayı herkes bildiği için ve reklam filmi ile karşılaştığı için öğretmen kabul etmemiş ve orjinal bir içerik üretmesi için 1 gün süre tanımış.

Yana yakıla iki kuzenimde bizim eve geldiler 🙂 İki kuzen bir olduk diğer kuzenimizin ödevine yardım etmeye niyet ettik.  🙂 🙂

Oturduk hep birlikte bir yarım saat düşündük. Ortaya çıkan fikir için küçük çocuk, post-it kağıt, otomobil, durdur/devam et özellikli bir telefona ihtiyacımız vardı.

Fikir şuydu: Parka gitmek isteyen ama elini bıraktığı için babasından parka gitmeme cezası almış bir çocuğumuz var. Bu çocuk babasına naz yapmak için arabanın bazı alanlarına notlar yazıyor.  En sonda aracımızın markası ve vurgulayıcı bir cümle ile bitiyor.

Bu fikir oluştuktan sonra kamera çekimi içinde beni yoracaklardı ama ayak direttim yapmadım. 🙂 Hatta çektiklerini beğenmedim tekrar tekrar çektirdim. 🙂 🙂 Çünkü onlarda öğrenmeye yönelmeleri gerekmekteydi. Yapamayacakları kısım olan arkaya müzik ekleme işlemini de ben yapıp ödevi bitirdik.

Ortaya emek, deneyim, tecrübe ve yeni bir bakış açısı kazanılarak tamamlanmış aşağıdaki video çıktı. Reklam ekibi olarak en hoşumuza giden ve anlamlı olduğuna inandığımız fikir ise aracın hız göstergesine yapıştırılan post-it dir. (Kuzenimiz ödevinden 100 aldı elhamdülillah)

Son olarak hedefinize giden yolculuğunuzda sizin elinizde neler var?
Bahanelerimiz mi? İşe yarar şeyler mi?

Aza kanat etmeyen çoğu bulamaz diyerek elimizde olanların farkındalığıyla adım atmamız duasıyla…
Görüşmek üzere…