Benim Yüzümden!

“Osmangazi Köprüsü’nün inşaatı devam ederken halatlarından biri koptu, kimsenin burnu bile kanamadı, halatın kopmasından kendini sorumlu tutan Japon mühendis Ryoichi Kishi harakiri düşüncesiyle intihar etti… Tarihin gelmiş geçmiş en çok işçi ölümüne sebep olan hükumeti Akp’nin ekonomi bakanı “iş kazaları medeniyet göstergesidir” dedi.”

Yılmaz Özdil’in yazısında karşılaştım bu paragraf ile… Çıkardığım ders ise şu;

Bizim bir arkadaşın baldızı Japonya’da bulunmuş. Orada çalıştığı yerde bir Japon yanlışlıkla bardak kırmış. O kırdığı bardak için ağlamış… Bildiğiniz ağlamış üzülmüş. Bunu gören kişinin çok ilgincine gitmiş. “Neden ağlıyorsun?” diye sormuş. Japon: “Şuan ben ülkeme zarar verdim, nasıl daha dikkatli olamadım!” demiş.
Arkadaş bunu anlatınca muhabbetimizde çıkardığımız ders: “Ülkemize bir bardakla bile zarar vermemeliyiz.” düşüncesi olmuştu.

Şimdi bu Osmangazi’deki halatın kopması ile ilgili Japon’un intiharını okuyup sorgulama yapınca asıl olayın özüne, çekirdeğine yeni ulaştığımı fark ettim.

Olayın özü şu aslında;

Her ne yapıyorsan yap, her ne başına geliyorsa gelsin “benim yüzümden” demeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bardağı kıran Japon, ülkeme zarar geldiyse bu benim yüzümden geldi diyor. Kendi ülkesinden uzakta bir Japon, kendine verilen köprü yapma görevini iyi yapamadığını düşünüyor. Halat kopunca intihar ediyor. (Not: Bu benim yüzümden demenin aşırılığıdır. Müslüman ne az / ne çok yani aşırılığa kaçmaz. Müslüman dengede olandır. Japon kardeşimizden doğru dersleri çıkarmak için bunu unutmamanızı isterim.)

Haberin devamı resim link-indedir.

Bizi ne kurtarır? Ülkemizin refah düzeyini nasıl artırabiliriz? Müslümanca bakış nasıl olur? Ve birçok sorunun cevabı bu resimde ki İNSAN’da ADAM’da gizli.

“Bu nasıl olabilir! Ben bu hatayı nasıl yapabilirim, ya ileride üstünde insanlar varken, altından gemi geçiyorken kopsaydı nelere sebep olacaktım! İnsanlığa zararım dokunacaktı!”
sanırım bu tarz düşünceleri ağır basıyor ve intihar ediyor.

“Benim yüzümden” demeyi bildiği için, gururuna yediremediği için, bizim gibi suçu başkalarına atmadığı için intihar ediyor. (Not: İntihar yani kendi canına kast etmek kesinlikle yasaktır. İntihar son çare değildir. İntihar bir çıkmaz sokaktır. Allah’ın emanet verdiği bedene, cana ben intihar etmek istiyorum diyerek kast etmemeliyiz. Japon kardeş için ise Allah ile kulu arasındadır. Biz bu araya girmeyiz haddimizi biliriz. Sadece kendi nefsimize ders çıkarma derdi ile bu yazı hazırlanmıştır.)

Şuan çevremizde suçlu aramayı bırakıp, suçlu devlet, suçlu iktidar, suçlu muhalefet  sözlerini çöpe atarak “benim yüzümden” demeli ve neleri düzeltmek için gücümüzün olduğunu düşünmeye başlamamız gerekmektedir. Örneğin ailemde Kuran okumayı bilmeyen birisi var ise ona Kuran öğretmeye başlayabilirim. Ya da kapımın önü pis ise elime süpürgeyi alarak belediyenin gelmesini beklemeden süpürebilirim. Örnekler çoğaltılabilir. Yorum kısmından benimle paylaşabilirsiniz.

Türkiyeyi kim kurtarır? Biz ne zaman adam olacağız?

Ülkemizi, karşılaştığı her duruma “benim yüzümden” düşüncesiyle bakan, hareket eden nesiller kurtarır.

Ben en azından bundan sonra böyle bakacağım olaylara… (Kesinlikle intihar olayını tasvip etmiyorum, bu İslam dinine göre haramdır. Ancak benim yüzümden olayını çok çok iyi kavrayın diye bu haber üzerinden bu konuyu anlatmak istedim.) Japon şuan bilim olarak fen olarak ilerideyse;
hamurunun içinde “benim yüzümden” demesi de vardır.

Bundan sonra her şey benim yüzümden bakışıyla hareket edeceğim ve sebep olduğum şeyleri düzeltmek, çözmek için Müslümanca bir azimle çalışacağım…

😉

One thought on “Benim Yüzümden!”

Comments are closed.